Uzun süredir dile getirilen iddialar artık görmezden gelinemeyecek bir noktaya ulaşmış durumda.
Gazetemizin incelediği ve kayıt altına aldığı bazı bordro kayıtlarında, belirli personele “prim” ve “ek ödeme” adı altında dikkat çekici tutarlarda ilave kazançlar yansıtıldığı görülmektedir. Bu kapsamda, bazı ödemelerin 20 bin TL prim ve 16 bin TL’yi aşan ek ödeme seviyelerine ulaştığı değerlendirilmektedir. Ayrıca prim ödemelerinin bazı durumlarda 50 bin TL’ye kadar çıktığı yönünde iddialar bulunmaktadır.
Burada asıl mesele nettir: Aynı kurumda çalışan insanlar varsa, aynı kurallar neden herkes için işlememektedir? Bu soruya açık ve net bir yanıt verilmediği sürece yapılan açıklamalar kamuoyu nezdinde yeterli bulunmayacaktır.
Şirketleşme: Bir Yönetim Modeli mi, Bir Görünmezlik Alanı mı?
Belediyelerin iştirak şirketleri yeni değildir. Ancak bu yapıların nasıl kullanıldığı her dönemde tartışma konusu olmuştur.
Ergene’de sorulan soru da tanıdık, ancak artık daha keskin: Şirketleşme, hizmet üretimini kolaylaştıran bir araç mı, yoksa bazı kararların denetimden uzaklaştığı bir yapı mı?
Eğer ikinci ihtimal söz konusuysa, bu durum teknik bir tartışmanın ötesine geçerek yönetim anlayışına ilişkin soru işaretleri doğurmaktadır. Şeffaf olmayan her uygulama, zamanla denetlenebilirlik tartışmasını beraberinde getirir.
Kriter Varsa Uygulanır, Yoksa Tartışma Büyür
Bir kurumda prim ya da ek ödeme varsa, bunun bir kural sistemine dayanması gerekir. Bu kuralların yazılı, açık ve tüm çalışanlar için eşit şekilde uygulanabilir olması beklenir.
Ancak ortaya çıkan tablo, bu kuralların ya yeterince net olmadığı ya da uygulamada farklılıklar bulunduğu yönünde yorumlara neden olmaktadır. Bu durum ise kurum içi güveni zedeleyebilecek bir zemini beraberinde getirir.
Tam da bu noktada sendika meselesi önem kazanmaktadır. Eğer söz konusu ödemeler bir toplu iş sözleşmesine dayanıyorsa, bu sözleşmenin ilgili maddelerinin açık ve denetlenebilir olması gerekir.
Eğer böyle bir çerçeve bulunmuyorsa, şu soru daha da önem kazanmaktadır: Aynı işyerinde bazı çalışanların farklı uygulamalar kapsamında değerlendirilmesinin gerekçesi nedir?
Soru Basit, Kaçış Karmaşık
Sorular karmaşık değil, cevaplar hala net değil:
- Bu ödemeler hangi kritere dayanıyor?
- Kim karar veriyor?
- Neden aynı kurum içinde farklı uygulamalar söz konusu?
Şeffaflık Bir Tercih Değil, Sorumluluktur
Kamu yönetiminde şeffaflık bir tercih değil, temel bir sorumluluktur. Bu sorumluluğun yerine getirilmemesi, kamuoyunda oluşan soru işaretlerini derinleştirir.
Bugün Ergene’de tartışılan şey rakamlar değil; bu rakamları mümkün kılan sistemin ne kadar açık ve denetlenebilir olduğudur.
Son Söz Yerine
Bir kurumda her şey kurala bağlıysa bunu göstermek zor değildir. Zor olan, bu kuralların gerçekten herkes için eşit uygulanıp uygulanmadığını açık biçimde ortaya koyabilmektir.
Ve bazen en dikkat çekici gerçek, verilen yanıtlar değil; özellikle verilmemiş olanlardır.
Not: Bu metinde yer alan değerlendirmeler, kamuoyuna yansıyan iddialar ve incelenen bordro kayıtları çerçevesinde yapılmıştır.